Buğdayın hikayesi, biraz insanın hikayesidir. İnsan buğdaydan çok önceleri yeryüzünde yaşamaya başlasada, insanın buğdayı keşfetmesinden sonra hikayeleri örtüşmeye, aynılaşmaya başlıyor.
İnsan buğdaya, buğday da insana bağlı. Neolitik çağın avcı toplayıcıları aşağı yukarı 12 bin yıl önce iklim koşulların da iyileşmesi, buzul çağın giderek yerini ılıman bir iklime bırakması sonucu olarak tarih sahnesinde ki yerlerini giderek daha belirgin hale getirdiler, çoğaldılar, taştan alet yapmayı öğrendiler, hayvanları evcilleştirdiler, büyük topluluklar oluşturma aşamasına vardılar.
Bundan 12 bin yıl önce yaşayan neolitik çağın insanları Girêmiraza/Göbeklitepe, Nawala Çori, Berçem gibi olağanüstü eserler inşa ettiler ve tarım devrimine giden yolların taşlarını döşediler.
ARKEOLOJİK KAZILAR NE DİYOR?
Yapılan arkeolojik kazılar, antropolojik araştırmalar; insanla buğday familyasının yolları da tam da bu dönemde, yani 10 bin yıl öncesinde kesiştiğini ortaya koyuyor.
Çok daha öncesinde buğdayın bilinip, bilinmediği henüz netleşmiş değil. Bütün bulgular, buğdayın hikayesinin 10 bin yıl önce Karacadağ çevresinde yaşanmaya başladığını işaret ediyor.
Muhakkak ki öncesinde de tahıl bitkileri doğada bulunuyordu. İnsanlar bu bitkileri ya bilmiyordu ya da bitkiler tohum üretecek düzeyde değillerdi. Daha önce Karacadağ eteklerinde yabani kaplıca (einkorn-Triticum monococcum subsp. boeoticum) buğdayının bütün tarıma alınmış einkorn buğdaylarının atası olduğu, Almanya’nın Max Planck Enstitüsü’nde yapılan DNA analizleri sonucunda saptanmış ve makarnalık buğdayın atalarının da (Triticum diccocoides, yabani siyez buğdayı-yabani emmer buğdayı) bu dağda yetiştiği anlaşılmıştır.
Buğday, hepimizin şu da bu şekilde her gün tükettiği bir tahıl klasiği. Bildiğimiz, hikayesine tanık olduğumuz, ekmek yapımında kullanılan buğdayın, yeryüzünde 25 bin çeşidi var.
AÇLIKLA MÜCADELEDE BUĞDAY EN TEMEL ÜRÜN
Her birisini apayrı bir özelliği olsa da, doyurucu yönü ve besin zincirinde ilk halkası olması önemini ortaya çıkarıyor.
Yeryüzünde hemen hemen her coğrafyada yetişen ve kendini iklime göre konumlayan buğday halen en eski çağlarda ki önemini koruyor.
Açlıkla mücadelede buğday en temel ürün. Buğday varsa, açlığı yenmek kolay oluyor. Buğday yoksa açlık genişliyor ve hayatın temeli sarsılıyor.
10 bin yıldır hayatımızda olan, sofralarımızın değişmez besini buğday türleri eski varlıklarını korusa da genetiği değiştirilen ve daha fazla verim veren tohumlar dünya genelinde öne çıkıyor.
